Bir gün fotoğraflarımızı silmemi söyleyeceğini biliyordum. O gün bugün olur muydu pek düşünmemiştim, ne zaman düşünmeye başlasam, öyle desen bile birkaç dakika sonra vazgeçersin diyordum. Ama geçmedin, geçmeyeceğini de biliyorum. Her zamankinden daha ciddi olduğunun yeterince farkındayım. Çok şey öğrendim senden, hayatımın en güzel zamanlarıydı birlikte geçirdiğimiz zamanlar. İnan bana hiçbir zaman keşke o günleri hiç yaşamasaymışım demeyeceğim. Yaşanmaya değerdi, her dakika seninle geçirilmeye değerdi. Herkes bir sonu olacağını bilirdi tabi, ben hiç imkan vermemiştim buna ama zamanı gelince öğrendim işte: sonu varmış. Sen bilirsin beni, hiçbir zaman bir son olarak düşünmem birbirimizi bırakışlarımızı, seni bilmem ama ben hiç bırakmam zaten. Gelmeyeceğini bile bile -hatta artık bunun için bile değil, neden bilmiyorum- bekleyeceğimi çok iyi biliyorsun, aynı affetmeni beklemediğimi bildiğin gibi. Yapmam gereken tek şey alışmak, unutmak değil kesinlikle, unutulabilir biri değilsin. Benim için en özelsin, bir şekilde hayatımın gidişatını, düşüncelerimi, davranışlarımı değiştirmiş birisin. Ve kesinlikle değer verilmeyi en çok hakeden kişisin. Hatıranı her zaman yaşatacağımdan şüphen olmasın, bunu istemediğini biliyorum, ağlamamı da istemezdin, senin için buna da uğraştım. Olabildiği kadar…
Artık bana inanmanı, güvenmeni, geri gelmek istemeni, kısacası önceden senden beklediğim hiçbir şeyi beklemiyorum. Bunları hakedemediysem sorun bende çünkü. Vereceğin değeri, ilgiyi hakedecek birini sevmelisin belki de, ya da en azından benim gibi salağın tekinde harcamamalısın o en tatlı sözlerini, en güzel gülüşlerini… Mutlu da olduk tabi, zaman zaman olmamalıydı, her zaman olmalıydı ama dedim ya salağım diye, bu kadar olabildi işte. Oysa ki daha iyi olmayı ne çok isterdim, bir şeyleri haketmeyi, sana layık olmayı, hatta sana bana değer vermiyorsun diye kızabilecek kadar iyi olmayı isterdim. Sen de biliyorsun seni kimsenin sevemeyeceği kadar çok sevdiğimi, ama evet, her şeyin bundan ibaret olmadığını öğrenmeliydim. Öğrenemedim, öğrenmek istemedim belki de. Sadece mutluluktu istediğim, hiçkimseyi görmüyormuş gibi, sadece ikimizmişiz gibi yaşayalım istedim, senin gibi gerçekçi birine göre fazla hayalperesttim belki de. Buna bile bir şekilde ayak uydurmuştun, hayal gibiydi her günümüz…
Şimdi kimlerle olacaksın bilmiyorum, ama umarım bir gün çok mutlu olursun, belki benimle olduğundan kat kat daha çok. Belki yıllar sonra bir gün, sırf bunu görmek için bulurum seni. Gülüşün o zaman acıtabilir belki, ama benim büyümem için acı çekmem lazım, bunu da sen öğretmiştin bana. Tanıştığımızda bir yaştan ne olacak ki demiştin, keşke aramızdaki olgunluk farkının ne kadar fazla olduğunu o gün anlayıp seni üzmeme hiç izin vermeseydin. Seni üzmek yapmak isteyeceğim en son şey. Bana uzak veya yakın ol farketmez, seni üzmeyi asla istemem. Çok üzdün diyeceksin, hiçbiri kasıtlı değildi, nasıl üzdüğümü bile hep sonraları senin sayende öğrenmiştim ben. Biraz daha anlayışlı olabilseydim o zaman, belki şimdi böyle olmazdı. Ama beni bilirsin, hep kaybettiğimde anladım bir şeylerin değerini. Evet, en büyük kayıbım sensin ve evet, değerini anlamış olsam da artık çok geç…
Şimdi senden sadece son birkaç şey isteyebilirim, ilki seni üzen kişilere çok şans vermemen. Bu prensibini bozup sayamadığım kadar şans almam senin açından büyük kayıptı sanırım, ama bana o kadar sabır gösterdiğin için teşekkür ederim. Ayrıca biri seni üzdüğünde buna katlanmak zorunda olmadığını unutma, çünkü sen üzülmeyi haketmiyorsun ve aslında kimseye ihtiyacın olmayacak kadar güçlüsün. Bir de yüzsüzlük olarak algılama ama, ne zaman beni hatırlarsan gülümseyerek hatırlamanı isterim. Seni ne kadar üzmüş olsam da, sen ne kadar pişman olmuş olsan da, hiçbir şey güzel anılarımızı es geçmene sebep olmasın, hiçbir şey bana gülümsediğin gibi anılarımıza gülümsemene engel olmasın. Pişman da olsan, utanma benden, biz olmamızdan. Çünkü bizken geçen her saniye son derece içten, son derece sevgi doluydu ve hiçbirinde en ufak bir yapmacıklığa bile yer yoktu. En doğal halimizle sevdik birbirimizi. Ve şimdi bitmiş bile olsak, her saniye aklımda en doğal halinle kalacaksın sen.
Seni nasıl her halinle sevdiysem, şimdi kararına saygı duyup bütün hallerinle gitmeni izliyorum. Ama merak etme, her halin kalacak aklımda. Aslında daha çok kalbimde. Çünkü sen çok iyi bilirsin ki hep düşünmeden sevdim ben, aklım yoktu severken.
Seni şimdi de seviyorum, en az eskisi kadar. Ama bu sefer büyüdüm biraz, çok az belki. Mutlu olman için gitmen gerektiğini anlayabilecek kadar.
Seni çok seviyorum, kendine iyi bak herşeyim…
Hoşçakal…




